Kampçılık - Camping etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kampçılık - Camping etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ağustos 2009

Ayak su toplaması ve önlemleri

Uzun doğa yürüyüşlerini büyük bir işkenceye çevirebilecek bir konudan bahsetmek istiyorum; su toplaması!

Ayağımız neden su toplar:
Isı, su toplanmasının birinci sebebidir. Bu genelde ayağınız ve ayakkabının arasındaki sürtünmeden kaynaklanır. Ayakkabı içine girmiş kum, çakıl gibi şeyler de aynı sebepten su toplanmasına sebep olur.
Nem derinizi yumuşattığı ve su toplamasını kolaylaştırdığı için ikinci sebeptir. Kendi ayağınızdan çıkan ter ya da dışarıdan giren sudan dolayı ayağınız nemlenebilir.

Nasıl Önleriz
Ayaklarınızın su toplamasını önlemek için buna neden olan faktörleri ortadan kaldırmalısınız. Genel olarak ayağınızı kuru ve serin tutmak işe yarayacaktır. Öncelikle ayağınıza olan ve sürtünme yaratmayan yürüyüş ayakkabıları seçmelisiniz. Su geçirmez bir bot seçiyorsanız teri dışarı atabilmesi için nefes alabilir bir astara sahip olmasına dikkat edin.
Çorap seçimi su toplamasının önlenmesinde özellikle önemlidir. Nemi tuttuğu için pamuklu çoraplar kullanmaktan kaçının, doğa yürüyüşleri için üretilmiş sentetik/yünlü ve topuk bölgesi destekli bir çorap kullanın. Eğer ayak deriniz çok yumuşaksa ve çabuk su topluyorsa çift çorap kullanarak ayakkabı içindeki sürtünmeyi azaltın.
Gerektiğinde ayaklarınızı dinlendirin. Eğer ayaklarınızda nem ya da aşırı sürtünme hissediyorsanız yürüyüş temponuzu düşürün ya da ayakkabı ve çoraplarınızı çıkarabileceğiniz bir mola verin. Mümkünse kuru yeni çoraplar giyin. Etrafta dere gibi bir su kaynağı var ise ayaklarınızı bir süre suya sokmak ve iyice kuruttuktan sonra kuru çoraplar giymek mucizevi sonuçlar sağlayacaktır. Zemin ve hava koşulları müsade ettiği zamanlarda yürüyüş sandaleti kullanın. Unutmayın mola vermemeniz ve ayaklarınızın su toplaması mola vermeye göre her zaman daha fazla vakit kaybına neden olacaktır.

Su toplaması bir anda olan bir şey değildir ve genelde sorunu önceden fark edersiniz. Ciddi hasarı önlemenin ilk yolu sorunu mümkün olduğunca erken fark etmektir. Ayakkabı ve çoraplarınızı çıkarıp ayaklarınızın kurumasına izin verdikten sonra bölge su toplayacak kadar aşınmış ise bölgeye ince bir tabaka gazlı bezi sargı bandı ile iyice sabitlemek iyi bir önlem olacaktır. Eğeryanınızda moleskin (bu yurtdışında satılan ve bu sorun için istediğiniz boyutta kesip kullanabildiğiniz mucizevi bir bandaj. Türkiye'de eş değer bir ürün var ise lütfen yazınız) var ise bunu uygulayabilirsiniz. Gece uyurken mutlaka bandajı çıkarın ve ayağınızın hava almasına izin verin. Sabah kalktığınızda duruma göre tekrar bandaj uygulayabilirsiniz.

Ayağınız su toplamışsa
Eğer ayağınız su toplamışsa rahat yürüyebilmek için suyu boşaltmalısınız. Bunun için bir iğneyi ateş + kolonya ikilisi ile dezenfekte edin ve su toplayan yere yandan ufak bir delik açarak suyu boşaltın. Deri dışında dokuya hasar vermemeye özen gösterin. Su toplamış bölgedeki deriyi ayırmaya çalışmayın bunun yerine bölgeyi bandajlayın. Eğer deri yerinden kalkmışsa bölgeyi antiseptik bir sıvı ya da alkol ile temizleyin. (Acı verecektir ama yürüyüşe devam etmek istiyorsanız yeni derinin hızlı bir şekilde sertleşmesi gerekmektedir) Vaktiniz var ise açık derinin hava almasına izin verin. Derinin sıyrıldığı durumlarda yeni deriyi mümkün olduğunca temiz tutun ve enfeksiyon kapmasını önleyin. Eğer su toplaması deri altında ise ve çok su tutmamışsa suyu boşaltmak yerine üstünü bandajla kapamayı tercih edin.

Kaynak:www.gezenbilir.com

26 Haziran 2009

Çadır seçerken nelere dikkat etmek gerekir?

Çadırların sınıflandırılması..
Çadırlar kendi aralarında çok farklı şekillerde
sınıflandırılabilirler. Kullanılan mevsimlere göre, tasarımlarına
göre, yapılacak aktiviteye göre bunların en yaygın kullanılanlarıdır.
Ama tüm dünyada en çok kabul gören sınıflandırma çadırların kullanılan
mevsimlere göre sınıflandırılmalarıdır. Bu sınıflandırma 2 mevsim
(nadiren yapılır), 3 mevsim, 4 mevsim ve 5 mevsim çadırlar olarak
yapılmaktadır.

2 mevsim çadırlar sadece yaz aylarında yağışın hiç beklenmediği ya da
çok az bir şekilde çiselediği rüzgarsız koşullar için uygun
olabilirler. Genellikle tek bir katmandan oluşurlar ya da sadece
çadırın bir miktarını kapayan bir tentesi vardır. Çadırı ayakta tutan
pol adı verilen çubuklar genellikle fiberglastan yapılır ve şiddetli
rüzgara dayanamazlar.

3 mevsim çadırlar hemen hemen her türlü yağışta rahatlıkla
kullanılabilir. Sadece şiddetli rüzgarlı ve rüzgarla birlikte şiddetli
yağışın olduğu koşullar için uygun olmayabilirler. Kısacası dağcılık
koşulları hariç her türlü koşulda kampçılık için kullanılabilir. Çadır
polleri genellikle fiberglas olur, alüminyum kullanan üreticiler de
mevcuttur. Dış tente kumaşı yere kadar inerek çadırı her türlü hava
şartından korur.

4 mevsim çadırlar dağcılık da dahil olmak üzere her türlü koşullarda
konforlu bir şekilde kullanabileceğiniz tipte çadırlardır. Bu
çadırlarda kullanılan kumaşlar, poller ve diğer malzemeler zorlu
koşullar düşünülerek üretilmiştir. Kış dağcılığında rahatlıkla
kullanılabilir.

5 mevsim çadırlar yüksek irtifa dağcılığında kullanılan özel
tasarımlara sahip çok güçlü çadırlardır. Bunlarda 4 ya da daha fazla
çadır polü kullanılarak dayanım en üst seviyeye çıkartılmıştır.

Çadır tasarımları ve parçaları..
Çadır tasarımları bir çok farklılıklar göstermektedir. Günümüzde en
yaygın kullanılan tasarım kubbe formuna sahip "dome çadırlardır". Bu
tip çadırlarda iki ya da daha fazla polün üstten kesişerek kubbe formu
elde edilir. Bu şekil sayesinde çadırın iç hacmi eski tasarım üçgen
çadırlara oranla daha geniş olduğu gibi rüzgara karşı direnç de daha
fazladır.

Çadırda kullanılan iskeleti oluşturan çubuklara genellikle "çadır
polü" adı verilir. Bu malzeme çadırdan çadıra göre değişse de
ağırlıklı olarak 3 mevsim çadırlarda fiberglas malzeme kullanılır, 4
mevsim ve daha güçlü çadırlarda ise özel ısıl işlemden geçmiş
alüminyum malzeme kullanılır. Fiberglas malzeme çok soguk hava
şartlarında esneme özelliğini yitirdiği için şiddetli bir rüzgarda
çabuk kırılabilir. Buna karşılık alüminyum malzeme ise soğuk
koşullarda bile esneyerek çadırın dayanımını arttırır. Pol
kalınlıkları 8 – 9,5 mm arasında değişebilir.

Çadırların dış tentesinde ve tabanda kullanılan kumaşlar tamamen su
geçirmez kaplama ile işlenmiştir. Bu sayede her türlü yağış
koşullarında çadırın içerisine su giremez. Bunun yanında dikişlerin de
bantlanmış olmasına dikkat etmekte fayda vardır.

İç tentenin kumaşları içeride oluşan su buharını dışarıya atabilmek
için nefes alabilir kumaşlardan üretilirler. Çadırın nefes
alabilmesini sağlamak için iç tente ve dış tenteyi mutlaka birbirine
temas etmeyecek şekilde kurmak gerekir. Bunu sağlamak için dış tenteyi
yardımcı ipler ile mutlaka iyi şekilde germek gerekir.

Çadır kurarken dikkat edilecekler..

Çadırı hava şartlarına göre en uygun yere kurmaya dikkat ediniz.

Çadırın kapısı rüzgara ters yöne bakacak şekilde kurunuz.

Hava koşulları iyi bile olsa mutlaka çadırınızın tentesini iyi şekilde geriniz.

Yanınızda çadır tamir kiti ve yedek ip taşıyınız.

Kar kamparında çadırı rüzgara karşı sağlamlaştırmak için etrafına kar
duvarı örebilirsiniz.

Kaynak: www.gezenbilir.com