Trekking etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Trekking etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ağustos 2009

Doğa yürüyüşünde dikkat edilmesi gerekenler

TEMEL KURALLAR
Dogada yapilan herhangi bir yürüyüste uyulacak temel kurallardan en önemlisi ekip düzeninin saglanmasidir. Bu düzene göre ekip tek sira halinde yürümelidir. Ekibin en tecrübeli kisisi basa geçer. Ekip basi adi verilen bu kisinin görevi yürüyüs rotasini seçmek, yürüyüs temposunu ayarlamak, molalarin sikligini ve uzunlugunu düzenlemek ve yürüyüs sirasinda alinmasi gereken önemli kararlari almaktir. Son karari verme yetkisi her zaman ekip basindadir. Ekip basini hemen arkasinda ekibin en tecrübesiz yada en yavas elemani yer alir. Ekip basinin yürüyüs rotasini ve temposunu bu elemana göre ayarlamasi böylece daha kolaylasir. Ekibin en arkasinda ise artçi adi verilen en tecrübeli ikinci kisi yer alir. Artçinin görevi ise ekipte belirebilecek herhangi bir kopmayi yada düzensizligi ekip basina iletmek ya da mümkünse bunu gidermektir. Ekibin tek sira halinde ve bu düzen içinde yürümesi ekip içi birlikteligi, temponun daha iyi ayarlanabilmesini ve bu sekilde vücut enerjisinin düzenli kullanilarak daha uzun yürüyüsler yapilabilmesini saglar. Bunun disinda, tehlike yaratabilecek doga kosullarinda ekip basinin tüm ekip adina düsünerek rotayi belirlemesi ve kaza ihtimalinin azaltilmasi ancak bu sekilde mümkün olabilir.
Ekip içinde haberlesme, gelisigüzel bagirarak degil, söylenecek seyi herkesin bir önündekine yada bir arkasindakine söylemesiyle gerçeklestirilir. Bu, özellikle tas düsebilecek, tehlikeli, dar kulvarlardan geçerken yararli olur. Bagirmadan gerçeklestirilen haberlesme sayesinde, bir ses yankilanmasindan bile etkilenebilecek, baglari zayif taslarin düsmesi engellenir.
Yürüyüs sirasinda herkesin sirtinda küçük bir sirt çantasi bulunmalidir. Tek omuzda tasinan çantalar yürüyüs sirasinda sallanacaklari için dengeyi bozarlar. Sirt çantasinin içinde yürüyüsün uzunluguna göre en az bir litre su, hava kosullarina göre bere, eldiven, yagmurluk ve çesitli giyecekler, ilk yardim çantasi gibi malzemeler bulunmalidir. Herkes bir yürüyüs sirasinda ihtiyaci olabilecegini düsündügü malzemeleri yaninda tasimak zorundadir.
Bir doga yürüyüsü sirasinda seçilecek giyecekler yünlü yada yün-sentetik karisimi olmalidir. Pamuklu giyecekleri kullanmakta yarar vardir. Bunun nedeni pamuklu giyeceklerin çabuk islanmasi ve islandiginda geç kurumasidir. Yünlü giyecekler giyildiginde bu tip sorunlarla karsilasilmaz. Çok kalin ve az kat giymek yerine, ince ve çok kat giyimelidir. Böylece terlendigi zaman soyunup, üsündügü zaman giyinilerek belli bir vücut sicakligi korunmaya çalisilir. Dogada ne üsümek ne de terlemek iyidir. Ayrica seçilen giyeceklerin dügmeli ya da fermuarli olmasina dikkat edilmelidir. Insan, vücut sicakliginin %70'ini basindan kaybeder. Bu nedenle, gerektiginde bere giymeyi de ihmal etmemelidir. Kot pantalon yerine kadife yada yünlü pantalonlar tercih edilmelidir. Kot pantalon vücudu soguk tutar ve islandiginda kurumaz. Ayakkabi olarak da postal yada bot türü ayakkabilar giyilmelidir. Spor ayakkabi ya da su geçirebilecek herhangi bogazsiz bir ayakkabi kisiyi her an zor bir durumda birakabilir. Günesli havalarda günes çarpmasindan, cilt yaniklarindan ve günes körlügünden korunmak için sapka, günes kremi ve günes gözlügü kullanmakta yarar vardir.
Yürüyüs sirasinda belli bir tempo yakalanmasina ve nefesin düzenlenmesine çalisilir. Yürüyüs temposu mümkün oldugunca sabit tutulmalidir. Genelde 50 dakikalik bir yürüyüsten sonra 10 dakikalik uzun bir mola verilmelidir. Çok dik ve zorlu etaplarda yarim saatte bir, 2 dakikalik bir nefes molasi da verilebilir. 10 dakikalik uzun molalarda, ekiptekiler gerekli ihtiyaçlarini karsilarlar (su içmek, besin almak, tuvalet, vb.), yorgunluklarini gidermeye çalisirlar. Bu tür molalar sirasinda terin sogumamasi için gerekli giyeceklerin giyilmesi ihmal edilmemelidir. 2 dakikalik kisa molalarda ise amaç oturmak ve ihtiyaç gidermek degil, sadece nefesi düzenlemektir. Bunun disinda gelisigüzel mola verilmemelidir çünkü devamli durup hareket etmek kisiyi dinlendirmekten çok, fiziksel ve psikolojik konsantrasyonu bozarak daha fazla yorgunluga neden olur.
Yürüyüs sirasinda gereksiz inis-çikislardan kaçinmak gerekir. Rota seçimi yapilirken mümkün oldugu kadar az yükseklik kaybetmeye çalisilir. 25 dereceyi geçen egimlerde, egimin etkisini azaltmak için zig zag çizerek ilerlemek daha avantajlidir. Zig zaglarin keskinligi egimin dikligine, ekibin kondüsyonuna göre arttirilir yada azaltilir. Yamaçlarda yan geçis yapilirken ayaklarin zemine göre ayarlanmasi gerekir. Sert bir zeminde en fazla sürtünmeyi saglayabilmek için ayak tabanlarinin tümünün yere basmasina gayret edilmelidir. Ayrica yamaç tarafindaki ayak bir miktar yamaca döndürülerek burkulma tehlikesi azaltilir. Yürünülen zemin yumusak ise kestirme denilen yürüyüs sekli uygulanir. Bunda, ayaklarin kenarlari ile zeminde bir basamak olusturularak yürünür.
Özellikle dik yerlerde düsürülebilecek taslar, arkadaki ekip elemanlarina zarar verebilir. Bu nedenle, tas düsürüldügü takdirde arkaya "TAS!" diye bagirarak tehlikeyi haber vermek gerekir. Bu uyariyi alan ekip elemanlari ise tasin düsüs yönünü bir an önce anlamaya çalisarak, kendilerine çarpmasini engellemeye çalisirlar.
Yürüyüs sirasinda devamli etrafa bakarak dogru yönde ilerlenip ilerlenilmedigi kontrol edilmeli, referans ya da nirengi noktasi adi verilen belirleyici noktalar gözlenmelidir. Degisik biçimli bir kaya, bozkirin ortasinda bir agaç nirengi noktasi olarak seçilebilir. Böylece geri dönüs yada kaybolma gibi durumlarda bu noktalar sayesinde dogru yol bulunabilir.
Yürüyüs sirasinda enerji saglamak için molalar sirasinda çesitli yiyecekler yenebilir. Bu yiyeceklerin karbonhidrat, özelliklede kana karismasinin çabuk olmasi bakimindan glikoz yönünden zengin olmasina özen gösterilmelidir. Bunun yaninda çesitli mineral ve elektrolit yönünden de zengin olmalidirlar. Kuru üzüm, kuru kayisi, findik, çikolata gibi yiyecekler ve limonlu, sekerli içecekler bu tip besinler arasinda sayilabilir. Yürüyüs sirasinda terlemeyle sivi kaybedildigi için sivi alimina da önem verilmelidir. Özellikle kis kosullarinda susuzluk hissi az olmaktadir. Böyle durumlarda dahi kisinin kendisini zorlayarak sivi almasi gerekmektedir.
Dogada alkol aliminin yararli oldugu düsüncesi son derece yanlistir. Alkol, kan dolasimini arttirip basta bir sicaklik verirken, damarlarin genislemesine neden olarak isi kaybini arttirir ve daha sonra üsümeye neden olur. Bunun disinda su kaybina neden olur ve dikkati azaltir.
Doga yürüyüsleri sirasinda yörenin çoban köpekleri tedirginlik yaratabilmektedir. Bu tedirginligin yasanmamasi için mümkünse sürürlerden uzak durulmalidir. Köpeklerle karsilasildigi takdirde ise sogukkanliligi yitirmemek ve kaçmaya çalismamak gerekir. Ani hareketlerden ve özellikle de köpege tas atmaktan kaçinilmalidir. Bu durumda yapilacak en iyi is yavasçana yön degistirip sürünün uzagindan geçmektir.

GEREKLi MALZEMELER
* Her yürüyüsçünün mutlaka bir sirt çantasi olacaktir. Kisilerin yürüyüs esnasinda denge unsuru nedeniyle ve yaralanmalardan korunabilmek amaciyla elleri bos olmalidir. Bu nedenle diger spor çantalari düsünülemez.
* Yürüyüsçünün ayakkabisi yürüyüs sporuna uygun, uzun bilekli, rahat, ayagini vurmayan, yürüyüsçünün ayagina alismis ve daha önce denemis kisacasi sorunsuz ayakkabi olmalidir. Kis sartlari için su geçirmez olanlari tercih edilmelidir.

Sirt Çantasinda Bulunmasi Gerekli Malzemeler:
1.Matara, termos veya bazi su kaplari bulundurulmali. En az 1 lt su alinmalidir.
2.Her yürüyüsçünün çantasinda bir ögün yiyecek ve içecek bulunmalidir ( Içecekler alkolsüz).
3.Temel ilk yardim malzemesi ve kisilere gerekli özel ilaçlar.
4.Bir biçak, çatal, kasik, bardak, tabak ( Kirilmaz cinsten olmalidir)
5.Küçük el feneri, kibrit, dikis malzemesi, defter, kalem, düdük.
Sirt Çantasinda Bulunmasi Gerekli Giysiler:
1.Sapka veya bere (Mevsim kosullarina uygun)
2.Degismelik yedek fanila ve çorap.
3.Yagmurluk, panço, benzeri su geçirmez giysi (Semsiye olmaz).
Giysilerin Özellikleri:
* Yürüyüslerde kullanilan giysiler; az yer tutan, hafif ancak saglikli islev gören cinsten olmalidir.
* Yürüyüsçünün giysileri hareket yetenegini kisitlamayan rahat giysiler olmalidir (Dar streç pantalonlar olmaz).
* Yürüyüsçünün üst giysileri önden açilip kapanabilir dügmeli veya fermuarli olmalidir (Dik yakali ve sikici giysiler giyilmemelidir).
* Iç çamasir (fanila) yün veya sentetik olmalidir. Bu malzemeler teri hemen emerek disari iletirler ve çabuk kururlar. Üst giysi, vücut isisini disariya verebilen Polar kumaslardan yapilmis olmalidirlar
* Yürüyüşçünün çorabi mevsim kosullarina uygun, ayak ile bot arasinda tampon görevi görecek nitelikte olmalidir. Kisin yün çorap kullanilmalidir.

Kaynak: gezenbilir.com

10 Ağustos 2009

Ayak su toplaması ve önlemleri

Uzun doğa yürüyüşlerini büyük bir işkenceye çevirebilecek bir konudan bahsetmek istiyorum; su toplaması!

Ayağımız neden su toplar:
Isı, su toplanmasının birinci sebebidir. Bu genelde ayağınız ve ayakkabının arasındaki sürtünmeden kaynaklanır. Ayakkabı içine girmiş kum, çakıl gibi şeyler de aynı sebepten su toplanmasına sebep olur.
Nem derinizi yumuşattığı ve su toplamasını kolaylaştırdığı için ikinci sebeptir. Kendi ayağınızdan çıkan ter ya da dışarıdan giren sudan dolayı ayağınız nemlenebilir.

Nasıl Önleriz
Ayaklarınızın su toplamasını önlemek için buna neden olan faktörleri ortadan kaldırmalısınız. Genel olarak ayağınızı kuru ve serin tutmak işe yarayacaktır. Öncelikle ayağınıza olan ve sürtünme yaratmayan yürüyüş ayakkabıları seçmelisiniz. Su geçirmez bir bot seçiyorsanız teri dışarı atabilmesi için nefes alabilir bir astara sahip olmasına dikkat edin.
Çorap seçimi su toplamasının önlenmesinde özellikle önemlidir. Nemi tuttuğu için pamuklu çoraplar kullanmaktan kaçının, doğa yürüyüşleri için üretilmiş sentetik/yünlü ve topuk bölgesi destekli bir çorap kullanın. Eğer ayak deriniz çok yumuşaksa ve çabuk su topluyorsa çift çorap kullanarak ayakkabı içindeki sürtünmeyi azaltın.
Gerektiğinde ayaklarınızı dinlendirin. Eğer ayaklarınızda nem ya da aşırı sürtünme hissediyorsanız yürüyüş temponuzu düşürün ya da ayakkabı ve çoraplarınızı çıkarabileceğiniz bir mola verin. Mümkünse kuru yeni çoraplar giyin. Etrafta dere gibi bir su kaynağı var ise ayaklarınızı bir süre suya sokmak ve iyice kuruttuktan sonra kuru çoraplar giymek mucizevi sonuçlar sağlayacaktır. Zemin ve hava koşulları müsade ettiği zamanlarda yürüyüş sandaleti kullanın. Unutmayın mola vermemeniz ve ayaklarınızın su toplaması mola vermeye göre her zaman daha fazla vakit kaybına neden olacaktır.

Su toplaması bir anda olan bir şey değildir ve genelde sorunu önceden fark edersiniz. Ciddi hasarı önlemenin ilk yolu sorunu mümkün olduğunca erken fark etmektir. Ayakkabı ve çoraplarınızı çıkarıp ayaklarınızın kurumasına izin verdikten sonra bölge su toplayacak kadar aşınmış ise bölgeye ince bir tabaka gazlı bezi sargı bandı ile iyice sabitlemek iyi bir önlem olacaktır. Eğeryanınızda moleskin (bu yurtdışında satılan ve bu sorun için istediğiniz boyutta kesip kullanabildiğiniz mucizevi bir bandaj. Türkiye'de eş değer bir ürün var ise lütfen yazınız) var ise bunu uygulayabilirsiniz. Gece uyurken mutlaka bandajı çıkarın ve ayağınızın hava almasına izin verin. Sabah kalktığınızda duruma göre tekrar bandaj uygulayabilirsiniz.

Ayağınız su toplamışsa
Eğer ayağınız su toplamışsa rahat yürüyebilmek için suyu boşaltmalısınız. Bunun için bir iğneyi ateş + kolonya ikilisi ile dezenfekte edin ve su toplayan yere yandan ufak bir delik açarak suyu boşaltın. Deri dışında dokuya hasar vermemeye özen gösterin. Su toplamış bölgedeki deriyi ayırmaya çalışmayın bunun yerine bölgeyi bandajlayın. Eğer deri yerinden kalkmışsa bölgeyi antiseptik bir sıvı ya da alkol ile temizleyin. (Acı verecektir ama yürüyüşe devam etmek istiyorsanız yeni derinin hızlı bir şekilde sertleşmesi gerekmektedir) Vaktiniz var ise açık derinin hava almasına izin verin. Derinin sıyrıldığı durumlarda yeni deriyi mümkün olduğunca temiz tutun ve enfeksiyon kapmasını önleyin. Eğer su toplaması deri altında ise ve çok su tutmamışsa suyu boşaltmak yerine üstünü bandajla kapamayı tercih edin.

Kaynak:www.gezenbilir.com

25 Haziran 2009

Ayakkabı nasıl bağlanmalı

Orta ve ağır sınıf yürüyüş ve dağcılık ayakkabıları bildiğiniz gibi
normal ayakkabı numaranızdan büyük alınmalı. Ayağınızı ayakkabının
içine ilk soktuğunuzda büyük hissine kapılıyor olmalısınız. Bunu
genelde ayakkabıyı giyip ayağınızı öne ittiğinizde topuk kısmında bir
parmak eni kadar boşluk olması şeklinde telaffuz ediyoruz.

Peki ama o bir parmak boşluk niye var ve kullanım sırasında ne işe yarıyor?
Ayakkabıyı giydiğinizde bağlamadan önce topuğunuzu arka kısma iyice
yerleştiriyor olmanız lazım çünkü bağlama sonrasında o bir parmak
boşluğun ayakkabının arka kısmında değil ön kısmında olması gerekiyor.
O bir parmak boşluk yokuş aşağı inişlerde, karda iz açarken ve yürüyüş
sırasında ayak tırnaklarınızın ayakkabının genelde sert olan ön
kısmına değmesini engelliyor ve uzun dönemde de bir kaç tırnak
kaybetmenizi önlüyor.

Öte yandan topuğunuzu ayakkabının arkasına sabitlemek adına bağcıkları
çok sıkarsanız da bileklerinizde sorun yaşarsınız. İşte bu yüzden
doğru bağlamayı bilmek gerekiyor. Orta ve sert ayakkabıların her
birinde ayakkabının tam bileğe geçiş kısmındaki bağcıklar kilitleme
özelliğine sahiptir, yani ayakkabının altta kalan bağcıklarını sıkı,
bileğe doğru giden kısımlarını bileğinizi çok sıkmayacak şekilde
bağlayabilirsiniz. İdeal olarak alt kısmı topuğunuzu tam olarak
ayakkabının arkasına itecek ve yürüyüş sırasında topuğunuz ayakkabı
içinde çok yükselmeyecek sıkılıkta bağlamalısınız. Bilek kısmı ise
nispeten daha gevşek (asla açık değil) ve bilek hareketinizi çok
kısıtlamayacak şekilde olmalı. Bağcık kilidi olmayan modellerde bunu
alt bağcıklardan sonra bir adet klasik düğüm atarak da yapabilirsiniz.

Bu sayede yine ayakkabının alt kısmının sıkı, üst kısmının daha gevşek
olmasını sağlarsınız.

Uzun yürüyüşlerde mutlaka ayak bağcıklarınızın sıkılığını değiştiriyor
olmalısınız. Özellikle inişlerde bilek altı ve bilek kısımlarını daha
sıkı bağlamanız (ayağınızın ayakkabı içinde öne gitmesini engellemek
için) düz ve yokuş yukarı parkurlarda ise gevşetiyor olmanız lazım.
Uzun bir yürüşte topuk kısmınızda aşırı sürtünme hissediyorsanız büyük
ihtimalle bağcıklarınız gevşektir ve topuğunuz aşağı yukarı hareket
ediyordur. Hemen bağcıkları daha sıkı bağlarsanız sorun topuğunuzun su
toplamasına neden olmadan önce önlersiniz. Bilek kısmınızda aşırı
baskı ya da rahatsızlık hissederseniz kilit kısmının üstünün daha
gevşek bağlanması gerekmektedir.
Son olarak kamp yerinize vardığınızda mutlaka ayakkabı bağcıklarınızı
gevşetip ayaklarınızın rahatlaması için bir fırsat verin.

Yankı Tansuğ
www.adrenalin.com.tr

Kaynak:gezenbilir.com

21 Haziran 2009

Likya yolu - plan

Doğa ile barışık birşeyler yapma fikri herzaman çekici gelmiştir. Bakir doğa, toprak ve deniz ... Bu yıl son baharında likya yolunun ölüdenizden başlayan bir yada iki etabını yürümeyi planlıyorum. Başka yürüyüşçülerin gps rotalarından bir rota derlemeye başladım bile. Bana katılmayı birilerinin olacağını düşünüyorum. 3 - 4 kişilik bir ekiple çok daha iyi bir yürüyüş olacağını düşünüyorum.

Tamamlanması gereken eksikler, rota ve plan ile gelişmeleri bu sayfalara yazacağım. Yorumlarınızla katılırsanız mutlu olurum.

İhtiyaç Listesi

  • Giyecek
    - Polar
    - Pantalon
    - Yagmurluk
    - Ayakkabı
    - Tshirt
    - Çorap
    - İç çamaşırı
    - Bere
    - Şort
    - Mayo

  • Kamp malzemeleri
    - Uyku Tulumu
    - Mat
    - Cadir
    - Kafa feneri
    - Bicak/Caki
    - Cakmak/Kibrit
    - Tuvalet kagidi
    - Havlu
    - Bardak
    - Kasik
    - Termos
    - Sinek Kovucu
    - Tuz-baharat-seker
    - Ocak - yedek yakit